Roman
112 Sayfa
Ötüken Yayınları
1999
(16-16 Ağustos 2007)
Kitaptan Aldığım Notlar
Ayrılmaz yoldaşı küçük beyaz bulut hep oradaydı. O nereye giderse o da oraya geliyordu. Karada ise, onun büyük ordusunu oluşturan, silahlı silahsız insan seli Batı’ya, Batı ufuklarına doğru bir lav gibi akıyor, akıyordu… Eyerin üzerinde gururla oturduğu o anda yalnız birşey düşünüyordu ve basit bir ölümlünün aklına pek nadir gelen bir düşünceydi bu: Dünyaya tek başına egemen olmaktı düşündüğü. (Sayfa 58)
Cellatlar, yasavulların da yardımıyla hemen işe koyulmuşlardı. Önce Erdene’yi yere yatırıp kollarını arkadan bağladılar. Aynı şekilde Togulanı’da bağladıktan sonra sürükleyip devenin yanına getirdiler. İpi devenin iki hörgücü arasından geçirip sarkıttılar. Bir ucunda Erdene için öbür ucunda da Togulan için, çekilince sıkılacak halkaları hazırladılar… Hayvan direndi… Ama cellatlar ellerindeki sopaları kullanınca kalkmak zorunda kaldı. Onunla birlikte, hayvanın iki tarafında ayni iple iki mahkûm da havalandı ve can çekişmeye başladılar. (Sayfa 78)