Beyaz Gemi

Roman

174 Sayfa
Ötüken Yayınları
1997

(02-06 Eylül 2007)

Kitaptan Aldığım Notlar

Dedem diyor ki, geçmiş zamanların birinde, bir han başka bir hanı tutsak almış. Bu han tutsağına: “Eğer istersen benim kölem olarak yanımda kalır, uzun zaman yaşayabilirsin. İstemezsen, en büyük arzunu yerine getirir, sonrada seni öldürürüm”, demiş. Tutsak han düşünüp cevap vermiş: “Köle olarak yaşamak istemiyorum, beni öldür daha iyi. Ancak öldürmeden önce, benim vatanımdan herhangi bir çobanı buraya getirmeni istiyorum”. -”Ne yapacaksın o çobanı?”. -”Ölmeden önce ondan bir türkü dinlemek istiyorum”. Dedem diyor ki, işte böyle, vatanlarının bir türküsü için canlarını feda eden insanlar varmış. Böyle insanları görmeyi ne kadar isterdim! Herhalde onlar büyük şehirlerde yaşıyorlar. (Sayfa 43)

Şoförler bir defa daha vedalaştılar. Kamyonlar hareket etti. Önce ağır ağır, sonra daha hızlı. Kar kaplı dağların arasından bir kamyon kervanı ilerliyordu şimdi. Boynuzlu Maral Ana’nın torunlarıydı bu gidenler. Ama bilmiyorlardı ki, bir çocuğun hayal gücüyle canlanan Boynuzlu Maral Ana, kimseye görünmeden onların önünde sıçraya sıçraya, bazen de ok gibi fırlayarak gidiyordu. Bütün felâketlerden, bütün tehlikelerden o koruyordu onları. Zorlu yollardaki kazalardan, yuvarlanan kayalardan, çığlardan, kar fırtınasından, sisten, Kırgızların yüzyıllar süren göçebe hayatlarında karşılaştıkları bütün belalardan.. o koruyordu. Mümin dedesi kara koyunu kurban ederken Maral Ana’dan onları korumasını istememiş miydi? (Sayfa 130)

Yorum Yapın